Uzaktan Algılama, Bölüm 1/4: Dokunmadan Hissetmek

0
120

Uzaktan algılama konusunda bir geomatik mühendisinin neler tecrübe edebileceğini anlatan bir blog yazısı ile biraz da eğlenerek öğrenelim. Daha çok öğrencilerime yönelik bir yazı dizisi olmuş olacak. Yani daha çok konuya uzak ve öğrenmek isteyecek kişilerin eğlenerek okuyacağı bir yazı olmasını istiyorum. Faydalandığım kaynaklar var, bunlara kendi katkılarım var. Bunları da sizlerle paylaşıyor olacağım. Öyleyse başlayalım.

Uzaktan algılama (UA – Remote Sensing (RS)) dokunmadan hissetmekle ilgilidir. Evet, kulağa tuhaf geliyor ama aslında uzaktan algılamanın ne yaptığını açıklamanın iyi bir yolu budur. UA ile oraya gitmek ve dokunmak zorunda kalmadan belirli bir yerin özelliklerini adeta hissedeceksiniz.

Aslında UA konusuna çok da uzak değiliz. Her birimizin de yakından tanıdığımız bir uzaktan algılama sistemine halihazırda sahibiz. Bu da duyu yeteneğimizdir. Aslına bakarsanız bir cismin belirli özelliklerini yanına gitmeden algılayabilmemize yarayan bir takım uzaktan algılama sensörlerine sahibiz. Bu bizim konuyu anlamamız adına iyi bir örnek. Fakat genel olarak biz uzaktan algılamayı tanımladığımızda şöyle tanımlarız.

Uzaktan algılama, yeryüzünün ve yer kaynaklarının incelenmesinde onlarla fiziksel bağlantı kurmadan kaydetme ve inceleme tekniğidir. Bir başka deyişle uzaktan algılama; hava araçları ve uydular aracılığı  ile fiziksel bir temas olmadan yeryüzü görüntülerini çekip, bu görüntüler üzerinden bilgi edinmeyi amaçlayan bir bilim dalıdır.

Yukarıdaki tanıma bakarak akıllarda kalan en önemli olgu, uçaklara, insansız hava araçlarına ve uydulara takılan birtakım sensörler ile yapılan işlemlerdir.

Burada aklınıza gelebilecek bazı sorular olabilir. Genelde akıllara gelen sorular şunlar oluyor;

  • UA neden kullanılıyor?
  • UA için pratikte uygulamalar nelerdir?
  • Kullanılan sistemler git gide pahalılaşıyor(geleneksel uçak > uydu geçişi) ise neden ihtiyaç duyuluyor?

Yazıya oy vermek isteyebilirsiniz. Oy vermek için yorum  yapınız lütfen.

0 0 oy
Ortalama Puan

Birinci soru için verebileceğim en iyi cevap, UA’nın haritalama işleri ile ilgili bir çok konuyu kolaylaştırmasıdır. Örneğin, eski günlerdeki bir haritacı bir ormanlık alanı veya bir kıyı sınırını bir harita üzerinde işaretlemek istediğinde, kağıt üzerinde çizim yapmadan önce gerekli ölçümleri almak için kelimenin tam anlamıyla ormanın kenarları veya sahil boyunca yürüyecektir. Ayrıca ekipman kiralama, binek veya yakıt, yiyecek ve ek personel için de ödeme yapmak zorunda kalacak. Ve işin tamamlanmasının günler hatta haftalar süreceğini de söylemiş miydim? Dolayısı ile bu konuda UA bizim işimizi oldukça kolaylaştırmaktadır. Bu bahsettiğim işlerin hepsini bir çırpıda yapabileceğimiz bir sihirli değnek diyebilirim. Zamandan ve iş gücünden mükemmel bir tasarruf sağlamakla birlikte iş güvenliği açısından da oldukça fayda sağlayan bir sistemdir diyebilirim. Nitekim ormanda neler ile karşılaşacağımızı kimse bilemez değil mi?

Buna karşın aynı orman veya sahilin kaba tabir ile gökyüzünden çekilmiş bir görütüsüyle, bir haritacı sınırları açıkça görebilecek ve bu özellikleri harita üzerinde hızlı bir şekilde çizebilecektir. Bazı veri doğrulama amaçları dışında kapsamlı saha çalışmalarına çok az ihtiyaç vardır ki günümüzde bu ihtiyaç oldukça azalmış ve hatta tamamen arazi bağımsız bir çalışma prensibi benimsenmiş ve bunun olabilmesi için çalışmalar devam etmektedir. Örnek verecek olursak bu sistemlerde bizim yer kontrol noktası dediğimiz ve bizlere konum doğruluğu sağlayan bazı yer referanslarımız vardır. Bu referansları kaydettiğimiz görüntüler üzerinde işaretleyerek bazı konum doğrulamaları ve dengelemeleri yaparız. Adeta yer ile gök yüzünden çektiğimiz fotoğraflar arasında bir bağlantı kurarız. Fakat günümüzde bu tarz kontrol noktalarına bağımlılığın azaltılması hatta tamamen ortadan kaldırılması için yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Bunun anlamı ormanla yüzleşmek zorunda kalmayacaksınız. 🙂

İkinci soruya birkaç cevap var. Yukarıdaki örneğimde, haritalama için UA kullanımı hakkında konuştum, ancak UA’nın sınır tanımlamasının dışında birçok kullanımı var. Ortamdaki değişiklikleri izlemek için UA’yı kullanabiliriz, özellikle de aynı alanın farklı tarihlerde çekilen çok sayıda görüntüsüne sahip olduğumuzda, örneğin, tarım arazilerinin veya kasabaların büyümesi nedeniyle bir orman sınırının değişip değişmediğini kontrol etmek için kullanabiliriz. UA ile, yeni köprüler (bir nehir boyunca en zayıf akıma sahip kısımların tespiti), enerji santralleri (çiftliklerden, topluluklardan ve ormanlardan uzak kuru yerler) ve özel konum gereksinimleri olan diğer tesisler için potansiyel konumları da seçebiliriz. Kötü hava koşullarından etkilenebilecek şehirler ve topluluklar için erken uyarı sağlayan sistemler için kullanabiliriz. Yada örneğin Japonya’nın Himawari gibi özel hava uydularından elde edilen yani uzaktan algılanan görüntüleri kullanarak hava durumu ve fırtına olasılıklarını da tahmin edebiliriz. UA ayrıca doğanın sağlığını ve çıplak gözle kolayca görülmeyen özelliklerini izlemek için de kullanılabilir. Bunların neler olduğunu bu serinin sonraki kısımlarında konuşuyor olacağız.

Üçüncü soruya cevap vermek için acele etmiyorum. 🙂 Serinin ikinci yazısında ona da cevap veriyor ve buradan bağlantısını paylaşıyor olacağımı umuyorum.

Katkınızı yorumlarda bekliyorum.

Görüşmek üzere…

Serinin 2. Yazısı

Uzaktan Algılama, Bölüm 2/4: Uydular, Uçaklar veya İHA’lar?

Abone Ol
Bildirim Al
guest

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

0 Yorum
Satıriçi Geribildirimi
Tüm yorumları göster.